Borç ve para
Başkasının borcu için dükkânıma haciz
Olay
Ali, Bora'ya karşı icra takibi yapıyor. Haciz, çocuk kıyafeti satan Cansu'nun işyerindeki mallara konuyor. Bora'ya ödeme emri bu adreste tebliğ edilmemiş; vergi kayıtlarına göre Bora orada iş yapmıyor, hacizde de orada yok. Cansu 'Mallar benim' diyor; Ali ise Bora ile Cansu arasında danışıklı (göstermelik) iş olduğunu ileri sürüyor. İşyerinde Bora'ya ait belgeler bulunmuş; Cansu bunların bir çalışanın bilgisayarından çıktığını söylüyor. Cansu'nun bir çalışanı da Bora'nın kayınbiraderi.
Haczedilen mallar kimin sayılmalı?
- A)Bora'nın; iş yerinde onun belgeleri bulunduğu için mallar onun elinde sayılır.
- B)Bora'nın; Cansu'nun çalışanı Bora'nın akrabası olduğu için danışıklık varsayılır.
- C)Cansu'nun; mallar onun elinde, Ali'nin delilleri aksini kanıtlamaya yetmez.
- D)Bu davayı Ali değil, Bora açmalıydı.
Mahkemenin kararını gör
Doğru cevap: C) Cansu'nun; mallar onun elinde, Ali'nin delilleri aksini kanıtlamaya yetmez.
Yargıtay, Ali'nin davasını kabul eden kararları bozdu: dava reddedilmeliydi. Bir malı elinde bulunduran kişi onun sahibi sayılır. Haciz Bora'nın tebligat adresinde yapılmamıştı; Bora orada iş yapmıyor, orada bulunmuyordu. Bu varsayım Cansu lehineydi; aksini Ali güçlü delillerle kanıtlamalıydı. Bilgisayardan çıktığı söylenen, başka adresli belgeler ve çalışanın Bora'nın akrabası olması yetmedi; mallar da Cansu'nun işine uygundu.
Dayanak: İİK m. 97/a/1, İİK m. 99
Karar: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/2046, K. 2025/4154, 21 Mayıs 2025 · kararın tam metni